Kamulaştırmasız El Atma ve Tazminat Davaları
Anayasasının 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. İdarenin bu hakkı kısıtlamasının en meşru yolu “Kamulaştırma” müessesesidir. Ancak idarenin, kanuni prosedürleri izlemeden özel mülkiyete müdahale etmesi, Türk hukuk sisteminde “Kamulaştırmasız El Atma” olarak adlandırılan ve temeli yargı içtihatlarına dayanan bir hukuksuzluk türünü ortaya çıkarır. Bu makalede, kamulaştırmasız el...
Devamını Okuİş Sağlığı ve Güvenliğinde İşverenin Kusursuz Sorumluluğu
Sanayi Devrimi ile başlayan ve günümüzde dijitalleşen üretim süreçleriyle devam eden endüstriyel gelişim, beraberinde yeni risk gruplarını ve iş kazası türlerini getirmiştir. Borçlar hukukunun temel etmeni olan “kusur sorumluluğu”, modern çalışma hayatının karmaşıklığı ve tehlikeleri karşısında işçiyi korumakta yetersiz kalmıştır. Bu yetersizlik, hukuk sistemlerini işverenin kusursuz sorumluluğu kavramını geliştirmeye yöneltmiştir. İş hukukunun temel felsefesi olan...
Devamını OkuKambiyo Hukukunda İmza İnkârı ve Çekin İadesi
Kambiyo senetleri, özellikle de çekler, ticari hayatın güvene dayalı ödeme araçlarıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca bir çekin geçerliliği, üzerinde keşidecinin el yazısıyla atılmış geçerli bir imzanın bulunmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Ancak uygulamada, “imza itirazı” (İİK m. 170) neticesinde yapılan bilirkişi incelemeleri, çek üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığını sıklıkla ortaya koymaktadır. İmzanın borçluya ait olmadığının...
Devamını OkuCMK’da İstinaf Kanun Yolu ve Aleyhe Değiştirme Yasağı
Hukuk devleti ilkesi, devletin tüm eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olmasını, bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin yargısal güvence altına alınmasını gerektirir. Yargılama makamları tarafından tesis edilen kararların denetlenebilirliği, bu ilkenin en somut tezahürlerinden biridir. Beşerî bir faaliyet olan yargılamada, maddi vakaların takdirinde veya hukuk kurallarının olaya uygulanmasında hata yapılması her zaman muhtemeldir. Kanun yolları,...
Devamını OkuKasten Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri (Üstsoy Altsoy Eş ve Kardeşe Yönelik)
Yaşam hakkı, hem ulusal anayasalar hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu hakkı korumak amacıyla “Kasten Öldürme” suçunu en önemli hak saymıştır. Ancak kanun koyucu, suçun işleniş biçimi veya fail ile mağdur arasındaki özel bağları gözeterek belirli durumları “nitelikli hal” olarak tanımlamış ve cezayı ağırlaştırmıştır. TCK’nın...
Devamını OkuNişanın Bozulması Nedeniyle Hediyelerin İadesi ve Tazminat Davaları
Nişanlanma, Türk Medeni Kanununun 118. maddesi uyarınca evlenme vaadiyle kurulan bir aile hukuku sözleşmesidir. Nişanlılık süreci, sadece duygusal bir bağlılık değil, taraflar ve aileler arasında karşılıklı ekonomik ve sosyal yükümlülükler doğuran hukuki bir statüdür. Nişanın tek taraflı veya karşılıklı irade ile sona ermesi, tarafların malvarlığında meydana gelen değişimlerin ve manevi zararların telafisi ihtiyacını doğurur. Nişanlılığın...
Devamını OkuTüketici Uyuşmazlıklarında Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk
Türk hukuk sisteminde, yargı reformları çerçevesinde alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri giderek daha fazla önem kazanmıştır. Özellikle 7251 sayılı Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna (TKHK) eklenen 73/A maddesi uyarınca, tüketici uyuşmazlıklarının büyük bir kısmı için arabuluculuk bir dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenlemenin temel amacı, tüketici işlemlerinden doğan ihtilafların mahkeme öncesinde, daha az...
Devamını OkuTicari Uyuşmazlıklarda Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk
Türk hukuk sisteminde, 7101 ve 7155 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemeler neticesinde ticari uyuşmazlıkların çözümünde köklü bir değişiklik yapılmıştır. Yargı üzerindeki iş yükünün hafifletilmesi, ticari sırların korunması ve tarafların “kazan-kazan” ilkesi çerçevesinde daha hızlı bir şekilde uzlaşmaya varması amacıyla “zorunlu arabuluculuk”, ticari davalar için bir dava şartı olarak hukuk sistemimize dâhil edilmiştir. Ticari Davalarda Dava Şartı Olarak...
Devamını Okuİş Hukuku Uyuşmazlıklarında Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde köklü bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle birlikte, yargı yükünün hafifletilmesi ve tarafların daha hızlı bir şekilde uzlaşmaya varması amacıyla “zorunlu arabuluculuk” müessesesi bir dava şartı olarak hukuk sistemimize dâhil edilmiştir. İş Hukukundan Kaynaklı Davalarda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk İş hukukunda zorunlu...
Devamını Oku