Kamulaştırma Davaları Bedel Tespiti ve İptal Süreçleri
Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği durumlarda devletin özel mülkiyete müdahale ettiği hukuki kurumlardan biridir. Bu makale, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengeyi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve güncel Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında, incelemektedir. Kamulaştırmanın Hukuki Niteliği Kamulaştırma, idarenin bir taşınmazın mülkiyetini veya üzerinde bir irtifak hakkını, malikin rızasına bakmaksızın, kamu yararı amacıyla ve bedelini peşin...
Devamını OkuGeri Gönderme Merkezlerinde Tutulma Koşulları ve AYM Başvuru Hakkı
Yabancılar hukuku, küresel göç hareketlerinin artışıyla birlikte hukuk sistemlerinin en dinamik ve insan haklarıyla en çok temas eden alanlarından biri haline gelmiştir. Türkiye’nin jeopolitik konumu, bu alanı yalnızca idari bir süreç olmaktan çıkarıp anayasal güvencelerin sınandığı bir mecra haline de getirmiştir. Özellikle sınır dışı etme (deport) süreci ve bu sürecin ayrılmaz bir parçası olan idari...
Devamını OkuDevlet Memurlarının İzin Hakkı
Memurların dinlenme hakkı, kamu hizmetinin sürekliliği ile bireyin biyolojik ve sosyal ihtiyaçları arasındaki dengenin korunmasını amaçlar. Bu hak, idarenin takdir yetkisi ile memurun yasal güvenceleri arasında bir statü hukuku ilişkisidir. Yıllık İzin Hakkı ve Sürelerin Hesaplanması Memurlarda yıllık izin süresi, işçilerde olduğu gibi “kıdem” esasına dayanır. Ancak burada kıdem, kamu hizmetinde geçen toplam süreyi ifade eder....
Devamını Okuİdarenin Hukuki Sorumluluğu (Hizmet Kusuru ve Kusursuz Sorumluluk)
İdare hukuku disiplininin en dinamik ve temel taşlarından biri olan idarenin hukuki sorumluluğu, hukuk devleti ilkesinin somut bir tezahürüdür. Modern hukuk sistemlerinde devlet, egemenlik yetkisini kullanırken bireylere verdiği zararlardan muaf tutulamaz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür“ hükmü, bu sorumluluğun anayasal dayanağını oluşturur....
Devamını OkuKamu Sektöründe Sürekli İşçi Statüsünde Yer Değişikliği
Türkiye’de çalışma hayatının en önemli dönemeçlerinden biri olan 696 sayılı KHK süreci ile taşeron işçilerin kamu bünyesinde “sürekli işçi” kadrosuna geçirilmesi, beraberinde birtakım hukuki tartışmaları da getirmiştir. Bu tartışmaların temelinde yer alan ve işçilerin yer değişikliği (nakil/tayin) haklarını kategorik olarak engelleyen 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin son kararıyla hükme bağlanmıştır. AYM, “çalıştırıldıkları teşkilat...
Devamını OkuKamulaştırmasız El Atma ve Tazminat Davaları
Anayasasının 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. İdarenin bu hakkı kısıtlamasının en meşru yolu “Kamulaştırma” müessesesidir. Ancak idarenin, kanuni prosedürleri izlemeden özel mülkiyete müdahale etmesi, Türk hukuk sisteminde “Kamulaştırmasız El Atma” olarak adlandırılan ve temeli yargı içtihatlarına dayanan bir hukuksuzluk türünü ortaya çıkarır. Bu makalede, kamulaştırmasız el...
Devamını Oku2330 Sayılı Kanun Kapsamında Nakdi Tazminat ve İdarenin Sorumluluğu
Hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri, idarenin gerçekleştirdiği eylem ve işlemlerden kaynaklanan zararları tazmin etme yükümlülüğüdür. Türk hukukunda bu sorumluluk, Anayasa başta olmak üzere genel kanunlarla belirlenmiş olmakla birlikte, özellikle kamu görevlilerinin meslekleri gereği karşılaştıkları riskler için 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gibi birtakım özel düzenlemeler getirilmiştir. Bu makalede, idarenin genel sorumluluk esasları,...
Devamını Okuİdari İşlemlerin İptali Davası
İdare hukuku, kamu gücünü kullanan idarenin faaliyetlerini hukuki sınırlar içinde tutmayı amaçlayan bir hukuk dalıdır. Bireylerin idarenin tek taraflı ve icrai nitelikteki işlemlerine karşı haklarını korumasının en önemli yolu İdari İşlemin İptali Davasıdır. Bu dava, idari yargı yerlerinde açılan ve idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyerek, hukuka aykırı bulunan işlemi geçmişe dönük olarak ortadan kaldıran yöntemdir. ...
Devamını OkuTam Yargı Davası Nedir?
Bireylerin idarenin herhangi bir işlemi, eylemi veya ihmali nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla idare aleyhine açılan, öznel nitelikte idari dava türüne Tam Yargı Davası denilmektedir. Esasen, özel hukuktaki tazminat veya alacak davasının idari yargıdaki karşılığıdır. Bu davanın temel amacı, bireyin idari faaliyetler sonucu zedelenen hakkının onarılmasıdır. Anayasası’nın 125. maddesi, “İdarenin her türlü...
Devamını Oku