Menfi Tespit Davası Nedir? 

Menfi tespit davası, bir kişinin kendisinden talep edilen bir borcun gerçekte var olmadığını mahkeme huzurunda ispatlamak amacıyla açtığı bir dava türüdür. Hukuk sistemimizde, özellikle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen bu kurum, “borçlu olduğu zannedilen” kişiye, cebri icra baskısı altına girmeden önce veya bu baskı devam ederken mülkiyet ve malvarlığı haklarını...

Devamını Oku

İstirdat Davası Nedir?

İstirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi ve baskısı altında ödemek zorunda kalan kişinin, bu parayı geri almak amacıyla açtığı bir eda davasıdır. Hukuk sistemimizde mülkiyet hakkını ve malvarlığı dengesini koruyan en önemli kurumlardan biri olan bu dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde tayin edilmiştir. Bu makalede, istirdat davasının şartları, uygulama...

Devamını Oku

Kamulaştırma Davaları Bedel Tespiti ve İptal Süreçleri

Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği durumlarda devletin özel mülkiyete müdahale ettiği hukuki kurumlardan biridir. Bu makale, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengeyi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve güncel Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında, incelemektedir.  Kamulaştırmanın Hukuki Niteliği Kamulaştırma, idarenin bir taşınmazın mülkiyetini veya üzerinde bir irtifak hakkını, malikin rızasına bakmaksızın, kamu yararı amacıyla ve bedelini peşin...

Devamını Oku

İdarenin Hukuki Sorumluluğu (Hizmet Kusuru ve Kusursuz Sorumluluk)

İdare hukuku disiplininin en dinamik ve temel taşlarından biri olan idarenin hukuki sorumluluğu, hukuk devleti ilkesinin somut bir tezahürüdür. Modern hukuk sistemlerinde devlet, egemenlik yetkisini kullanırken bireylere verdiği zararlardan muaf tutulamaz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür“ hükmü, bu sorumluluğun anayasal dayanağını oluşturur....

Devamını Oku

Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Hukuki Niteliği Şartları ve Uygulama Esasları

Türk hukuk sisteminde mülkiyet hakkı, sahibine ilgili taşınmaz üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi verir (TMK m. 683). Ancak uygulamada, bu hak sıklıkla rıza dışı müdahalelerle kısıtlanmaktadır. İşte bu noktada ecrimisil, haksız işgalcinin taşınmazı kullanması nedeniyle hak sahibine ödemesi gereken tazminat olarak karşımıza çıkar. Uygulamada “kira ödemesi” gibi algılansa da esasında ecrimis bir kira...

Devamını Oku

Kamu Sektöründe Sürekli İşçi Statüsünde Yer Değişikliği 

Türkiye’de çalışma hayatının en önemli dönemeçlerinden biri olan 696 sayılı KHK süreci ile taşeron işçilerin kamu bünyesinde “sürekli işçi” kadrosuna geçirilmesi, beraberinde birtakım hukuki tartışmaları da getirmiştir. Bu tartışmaların temelinde yer alan ve işçilerin yer değişikliği (nakil/tayin) haklarını kategorik olarak engelleyen 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin son kararıyla hükme bağlanmıştır. AYM, “çalıştırıldıkları teşkilat...

Devamını Oku

Tasarrufun İptali Davası Niteliği Şartları ve İspatı

Hukuk sisteminde borçlunun malvarlığı, alacaklılarının ortak teminatını oluşturur. Ancak borçlular, cebri icra tehdidi altında oldukları dönemlerde bu teminatı ortadan kaldırmak  amacıyla mal kaçırma yoluna gidebilmektedir. İcra ve İflas Kanununun (İİK) 277-284. maddeleri arasında düzenlenen Tasarrufun İptali Davası, alacaklıya borçlunun bu hileli veya karşılıksız işlemlerine karşı alacağın tahsili imkanı tanımaktadır. Bu davanın temeli, mülkiyet hakkının kötüye kullanılmasını...

Devamını Oku

Kiranın Ödenmemesi Nedeniyle İcra Takibi ve Tahliye Davası

Kira sözleşmeleri, karşılıklı borç yükleyen sözleşmeler olup kiracının en temel yükümlülüğü kira bedelini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK), kira borcunun ödenmemesi durumunda kiralayana hızlı ve etkili bir çözüm sunar. Uygulamada “7’ye 30” olarak bilinen tahliye talepli icra takibi, bu çözümlerin başında...

Devamını Oku

İşten Çıkış Kodunun Düzeltilmesi Nasıl Yapılır?

Sosyal Güvenlik Hukuku sisteminde, iş sözleşmesi sona eren sigortalıların işten ayrılış nedenlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilmesi yasal bir zorunluluktur. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca işveren, işçinin işten ayrıldığı tarihi takip eden 10 gün içerisinde “İşten Ayrılış Bildirgesi” düzenleyerek kuruma iletmekle mükelleftir. Bu bildirgede yer alan ve “işten çıkış kodu”...

Devamını Oku