Olası Kastla İnsan Öldürme Suçu ve Cezası
Ceza hukukunun temel ögesi olan “kusursuz suç olmaz” ilkesi, failin cezalandırılabilmesi için gerçekleştirdiği fiil ile manevi bir bağ kurmasını zorunlu kılar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), manevi unsuru “kast” ve “taksir” olmak üzere iki ana kategoriye ayırmış; ancak suç tiplerindeki çeşitlilik, bu iki kavram arasında “gri alanlar” doğurmuştur. Bu gri alanların en önemli noktasını...
Devamını OkuCMK’da İstinaf Kanun Yolu ve Aleyhe Değiştirme Yasağı
Hukuk devleti ilkesi, devletin tüm eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olmasını, bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin yargısal güvence altına alınmasını gerektirir. Yargılama makamları tarafından tesis edilen kararların denetlenebilirliği, bu ilkenin en somut tezahürlerinden biridir. Beşerî bir faaliyet olan yargılamada, maddi vakaların takdirinde veya hukuk kurallarının olaya uygulanmasında hata yapılması her zaman muhtemeldir. Kanun yolları,...
Devamını OkuKasten Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri (Üstsoy Altsoy Eş ve Kardeşe Yönelik)
Yaşam hakkı, hem ulusal anayasalar hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu hakkı korumak amacıyla “Kasten Öldürme” suçunu en önemli hak saymıştır. Ancak kanun koyucu, suçun işleniş biçimi veya fail ile mağdur arasındaki özel bağları gözeterek belirli durumları “nitelikli hal” olarak tanımlamış ve cezayı ağırlaştırmıştır. TCK’nın...
Devamını OkuAdli Kontrol Tedbiri Nedir?
Şüpheli veya sanık hakkında tutuklama nedenleri bulunmasına rağmen, kişinin özgürlüğünü tamamen kısıtlamak yerine, belirli yükümlülükler altında denetim altına alınmasını sağlayan, tutuklamaya alternatif bir yargılama önlemine Adli Kontrol Tedbiri denilmektedir. Amacı, yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesini güvence altına alırken, tutuklamanın yol açabileceği sosyal ve hukuki riskleri de en aza indirmektir. Bu makale, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun...
Devamını OkuYurt Dışına Çıkış Yasağı Şartları Süresi ve Kaldırma Yolları
Yurt dışına çıkış yasağı, adli merciler veya idari birimler tarafından uygulanan ve bir kişinin ülkeyi terk etmesini engelleyen adli kontrol tedbiridir. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında bir adli kontrol tedbiri olan Yurt Dışına Çıkış Yasağı, suç şüphesi altındaki kişilerin yargılama sürecinde kaçmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Bu makale, özellikle ceza mahkemelerince konulan yurt dışına çıkış yasağının hukuki boyutlarını,...
Devamını OkuDenetimli Serbestlik Nedir?
Hükümlünün, cezasının bir bölümünü sosyal hayat içerisinde, belirli kurallar ve denetim altında infaz etmesine, Denetimli Serbestlik denilmektedir. Bu hukuki düzenleme, hükümlünün ailesi ve sosyal çevresiyle bağlarını sürdürmesine, topluma uyum sağlamasına olanak tanır. Başlangıçta cezaevine giren hükümlü, yasanın belirlediği şartları yerine getirdikten sonra tahliye edilerek denetimli serbestlik yoluyla gözetim altında tutulur. Denetimli Serbestlik Kurumunun Tanımı ve...
Devamını OkuGüvence Bedeli (Kefaletle Serbest Kalma)
Güvence bedeli, suç şüphesi altındaki kişinin tutuklanmaması veya tutuklu ise tahliye edilmesi karşılığında, mahkemece belirlenen belli bir parayı mahkeme veznesine yatırması şeklinde uygulanan bir adli kontrol yükümlülüğüdür. Halk dilinde yaygın bilinen adıyla kefaletle serbest kalma bedeli olarak da bilinir. Kefaletle serbest kalma, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109/3-f’de düzenlenmiştir. Bu tedbir, yargılamanın adil ilerlemesini, sanığın veya soruşturma...
Devamını OkuHükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinde düzenlenmiştir. HAGB, mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen, bu hükmün hukuki sonuç doğurmasını belirli bir denetim süresi boyunca askıya alarak, sanığın topluma yeniden entegrasyonunu ve ıslahını amaçlar. HAGB, uygulandığı sanık için adli sicilinin temiz kalması ve kamu haklarının korunması açısından önemli bir müessesedir. Bu makalede, HAGB...
Devamını OkuAlkollü Araç Kullanımında Bilinçli Taksir
Yargıtay 12 Ceza Dairesi 2020/9113E., 2023/6027K., 27.12.2023 Tarihli Karar “…kazadan sonra yapılan ölçümde 2,30 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip, yönetimindeki kamyoneti sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, gece...
Devamını Oku