Şüpheli veya sanık hakkında tutuklama nedenleri bulunmasına rağmen, kişinin özgürlüğünü tamamen kısıtlamak yerine, belirli yükümlülükler altında denetim altına alınmasını sağlayan, tutuklamaya alternatif bir yargılama önlemine Adli Kontrol Tedbiri denilmektedir. Amacı, yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesini güvence altına alırken, tutuklamanın yol açabileceği sosyal ve hukuki riskleri de en aza indirmektir.

Bu makale, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109. maddesinde detaylıca düzenlenen adli kontrolün hukuki niteliğini, uygulanan tedbir çeşitlerini, süresini ve bu karara karşı başvurulabilecek hukuki yolları detaylı olarak incelemektedir.

Adli Kontrolün Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Adli kontrol kararı, henüz ceza kesinleşmeden, yani yargılama aşamasında soruşturma veya kovuşturmada uygulanan bir muhakeme tedbiridir. Bu yönüyle, cezanın infazı aşamasında uygulanan ve sıklıkla karıştırılan denetimli serbestlikten temelden ayrılır.

Tutuklamaya Alternatif Bir Tedbirdir

Adli kontrolün temel esası, tutuklama sebeplerinin varlığına rağmen şüpheli veya sanığın cezaevine konulması yerine, idari yolla denetim altında tutulmasıdır. Tutuklama, suç şüphesi altındaki kişiye uygulanan en ağır ceza muhakemesi tedbiri iken, adli kontrol, daha hafif ve sosyal hayatı daha az kısıtlayıcı bir araçtır.

  1. Tutuklama Yasağı Olan Suçlar: Üst sınırı 2 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100/4 tutuklama yasağı olmasına rağmen, adli kontrol tedbiri uygulanabilir.
  2. Süre Aşımı: Kanunlarda öngörülen azami tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle serbest bırakılan kişiler hakkında da adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Denetimli Serbestlikten Farkı

Adli kontrol, yargılama devam ederken uygulanır ve denetim serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilir. 5275 sayılı Kanun m.105/A da düzenlenen denetimli serbestlik ise kesinleşmiş cezanın infazı aşamasında uygulanan bir kurumdur.

Karar Verme Yetkisi

Adli kontrol tedbirine karar verme yetkisi yalnızca Ceza Mahkemelerine aittir. Bu durum Ceza Muhakemesi Kanunu madde 110’da hükme bağlanmıştır. Bu karara karşı, tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz etmek mümkündür. 

Adli Kontrol Tedbirlerinin Çeşitleri ve Uygulanması

Hâkim veya mahkeme, şüpheli veya sanığın durumu, suçun niteliği ve tutuklama nedenlerinin ağırlığını dikkate alarak, CMK m.109/3’te sayılan yükümlülüklerden birine veya birden fazlasına karar verebilir. Bu yükümlülükler, kişinin bir şey yapmasını gerektiren yani pozitif yükümlülük veya bir şey yapmamasını gerektiren negatif yükümlülük, şeklinde olabilir. İmza atmak pozitif bir yükümlülük iken yurt dışına çıkış yasağı negatif bir yükümlülüktür. 

Adli Kontrol Yükümlülükleri

Adli kontrol yükümlülükleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. buna göre; 

Tedbir Türü

Kapsamı ve Uygulaması

Yurt Dışına Çıkamamak (a)

Uygulamada en sık karşılaşılan tedbirdir. Karar, UYAP portal üzerinden derhal tüm sınır kapılarına bildirilir.

İmza Uygulaması (b)

Hâkim tarafından belirlenen polis merkezi veya karakola, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurma şeklindedir. 

Tedavi ve Muayene Tedbirleri (e)

Özellikle uyuşturucu, alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olma şeklinde uygulanabilir. 

Konutunu Terk Etmemek (Ev Hapsi) (j)

Şüpheli/sanığın sürekli olarak ikametinde kalmasıdır. Cezadan mahsup edilebilir. Ayrıca her iki gün, bir gün sayılmaktadır. 

Belirli Bir Yerleşim Bölgesini Terk Etmemek (k)

Belirlenen il/ilçe sınırlarından ayrılmama şeklindedir. 

Belirlenen Yer veya Bölgelere Gitmemek (l)

Suçla ilgili yerlere yaklaşmama veya gitmeme yükümlülüğü şeklindedir.

Güvence ve Özel Yükümlülükler

Güvence ve özel yükümlülükleri şu şekilde tasnif edebiliriz. Buna göre; 

  1. Güvence Bedeli – Kefalet (f, h): Şüphelinin parasal durumu dikkate alınarak, hakimce belirlenecek bir miktar paranın yatırılmasıdır. Uygulamada çok sık başvurulmaz. Güvence, şüphelinin usul işlemlerinde hazır bulunmasını ve mağdur zararları, masraflar ve cezalar gibi ödemelerin yapılmasını sağlar.
  2. Sürücü Belgesini Teslim Etmek (d): Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde sürücü belgesini makbuz karşılığında teslim etmek.
  3. Silah Teslim Etmek (g): Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, mevcut silahları adli emanete teslim etmek.
  4. Elektronik Kelepçe Takılması: Konutunu terk etmemek gibi tedbirlerde, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından elektronik kelepçe takılması mümkündür. Kelepçenin açılması veya belirlenen alan dışına çıkılması, yükümlülüğün ihlali sayılır ve tutuklamaya neden olabilir.

Adli Kontrol Kararının Süresi ve Kaldırılması

Adli kontrol tedbiri geçici bir önlem olup, kanunla belirlenen azami sürelere tabidir. Adli kontrol süresi, yargılamanın yapıldığı mahkemenin türüne göre belirlenir:

Mahkeme Türü

Azami Süre

Uzatma Süresi (Zorunlu Hal)

Çocuklar İçin Süre

Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Girmeyen İşler

2 yıl

1 yıl daha uzatılabilir (Toplam 3 yıl)

Yarı oranında uygulanır.

Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren İşler

3 yıl

Uzatılabilir. Katalog suçlarda uzatma dahil toplam 4 yılı geçemez.

Yarı oranında uygulanır.

Tedbirin devamının gerekip gerekmediği, en geç dört aylık aralıklarla soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hâkimi, kovuşturma aşamasında ise Mahkeme tarafından resen karara bağlanır. Hüküm kesinleştikten sonra adli kontrol tedbiri kendiliğinden kalkar ve infaz aşamasında uygulanamaz.

Adli Kontrol Kararına İtiraz ve Kaldırılması

Adli kontrol kararına karşı şüpheli/sanık, yasal temsilcisi, eşi ve avukatı itiraz kanun yoluna başvurabilir. İtiraz Süresi, kararın öğrenilmesinden yani tefhim/tebliğden itibaren iki haftadır. İtiraz süresi geçse bile, şüpheli veya sanık her zaman adli kontrolün kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep edebilir. İtiraz veya talep üzerine, ilgili merci Cumhuriyet Savcısının görüşü alınarak beş gün içinde karar verir.

İtirazın İncelenmesi

İtirazın incelenmesi kararı veren mahkemeye göre değişmektedir. Buna göre;

  1. Sulh Ceza Hakimliği Kararlarına İtiraz: Yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi inceler. Eğer Sulh Ceza işlerini Asliye Ceza Hâkimi görüyorsa, itirazı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı inceler.
  2. Asliye Ceza Mahkemesi Kararlarına İtiraz: Yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesi inceler.

Tedbire Uymama ve Sonuçları 

Adli kontrol şartlarını isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.

  1. Takdir Yetkisi: Mahkeme, ihlal durumunda tutuklama kararı vermek yerine, adli kontrolün biçimini değiştirebilir veya tedbirin aynen devamına da karar verebilir.
  2. Azami Tutukluluk Süresinin Dolması: Azami tutukluluk süresi dolduğu için adli kontrol altına alınan kişinin, tedbiri ihlal etmesi halinde verilecek tutuklama süresi; ağır ceza mahkemesi işlerinde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz.

Adli Kontrol Sicile İşler mi?

Adli kontrol tedbiri adli sicil kaydına diğer bir deyişle sabıka kaydına işlemez. Adli sicil kaydı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararına dayanan ceza veya güvenlik tedbirleri ile ilgili bilgileri içerir. Adli kontrol, bir ceza mahkûmiyeti kararı olmadığı için bu kayda konu edilmez.

Cezadan Mahsup Edilme Durumu

Kural olarak, adli kontrol altında geçen süre, cezadan mahsup edilemez. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109/3-(j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yani ev hapsi yükümlülüğü altında geçen süreler, mahkûmiyet halinde cezadan mahsup edilir. Mahsupta, ev hapsinde geçirilen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

Soruşturma Aşamasındaki Kararın Kovuşturmada Devamı

Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen adli kontrol kararı, kovuşturma aşamasına gelindiğinde kendiliğinden devam etmez. Kovuşturma aşamasında, davaya bakan mahkemenin, tensip zaptı düzenleme aşamasında veya sonrasında, adli kontrol tedbirinin devamı yönünde yeni bir karar alması gerekir. Aksi takdirde, adli kontrol tedbirinin kalkması gerekir. Ancak uygulamada, mahkemeler genellikle bu konuda bir talep gelmeden de tedbiri tensip zaptı ile uzatma eğilimindedir. Bu sebeple adli kontrolün kaldırılması bir dilekçe ile talep edilmelidir. 

Yorumunuzu Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gravatar profili