Destek Tazminatı Hukuki Dayanağı Şartları ve Kapsamı

Haksız fiil sonucu meydana gelen ölüm olaylarında, ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerin uğradığı maddi zararı gidermeyi amaçlayan ve Türk Borçlar Kanununda düzenlenen tazminata Destekten Yoksun Kalma Tazminatı denilmektedir. Bu tazminat, yalnızca ölenin mirasçılarına değil, ölenin düzenli ve fiili desteğinden yoksun kalan tüm hak sahiplerine tanınan, asli ve bağımsız bir maddi tazminat türüdür. Önemle belirtmekte fayda var ki destek tazminatına miras hükümlerine göre değil destek kavramına göre hak kazanılmaktadır. 

Bu makalede, destekten yoksun kalma tazminatının hukuki temelini, “destek” kavramının kapsamını, kimlerin tazminat talep edebileceğini, tazminatın hesaplanma esaslarını, kusurun etkisini ve zamanaşımı gibi detayları ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.

Hukuki Dayanak ve Tazminatın Niteliği

Destekten yoksun kalma tazminatının temeli, Türk Borçlar Kanununun haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen maddelerine dayanmaktadır. 

Haksız Fiil Sorumluluğu ve Ölüm Halinde Zararlar

Türk Borçlar Kanunu madde 49 uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiilin ölümle sonuçlanması durumunda ortaya çıkan zararlar ise TBK m. 53’te tahdidi olarak düzenlenmiştir. buna göre; 

TBK m. 53’e Göre Ölüm Halinde Uğranılan Zararlar

Açıklama

Cenaze Giderleri

Ölümle doğrudan bağlantılı defin ve merasim masrafları bu tazminat kapsamındadır. 

Tedavi Giderleri ve Çalışma Gücü Kayıpları

Ölüm hemen gerçekleşmemişse, tedavi masrafları ve çalışma gücünün azalmasından/yitirilmesinden doğan kayıplar bu tazminat kapsamındadır. 

Destekten Yoksun Kalma Kayıpları

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları maddi kayıplar da tazminat kapsamında değerlendirilir. 

Destekten yoksun kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu madde 53’ün 3. bendinde düzenlenen, ölenin yakınlarının zarara uğraması esasına dayanan maddi tazminat türüdür. Tazminatın amacı, destekten yoksun kalanların, ölenin sağladığı destek kesildiği için düşen hayat standartlarını, ölen hayatta kalsaydı elde edecekleri seviyeye çıkarmaktır.

Destekten Yoksun Kalmak Ne Demektir?

Destekten yoksun kalmak, bir kişinin fiili ve para, eşya, hizmet gibi düzenli yardımı ile geçimini sağlayan veya yaşam koşullarını iyileştiren birinin, bu yardımdan ölüm sebebiyle mahrum kalması durumudur. 

  1. Zararın Niteliği: Bu zarar, doğrudan ölenin malvarlığından kaynaklanan bir miras değildir. Aksine, destekten yoksun kalan kişinin şahsında, kendi malvarlığında oluşan bir eksilmedir.
  2. İspat Yükü: Destekten yoksun kalanlar, ölen hayatta olsaydı bu desteğin devam edeceğinin muhtemel olduğunu ispatlamakla yükümlüdürler. Kanunen veya genel yaşam deneyimleriyle karine kabul edilen durumlar haricinde, fiili durumun varlığı aranır. Eş, küçük çocuk, anne ve baba karine olarak destekten yoksun kalan kabul edilir. 

Destek Kavramının Kapsamı ve Destek Sayılabilecek Kişiler

Destekten yoksun kalma tazminatının temelini oluşturan “destek” kavramı, yalnızca maddi yardımı değil, aynı zamanda para ile ölçülebilen hizmetleri de kapsamaktadır. Destek, fiili gerçek veya muhtemel farazi olabilir.

Destek Türü

Tanım

Örnek Durumlar

Fiili/Gerçek Destek

Ölüm tarihine kadar sürekli ve düzenli bir şekilde bir kimsenin bakımını üstlenmiş veya yardım sağlamış kimsedir.

Ev hizmetlerini gören eş, düzenli maddi yardım yapan kardeş/arkadaş gerçek destek sayılır. 

Muhtemel/(Farazi Destek

Ölmemiş olsaydı, hayatın olağan akışına göre gelecekte bir kimseye yardım ve destekte bulunması beklenen kişidir.

Ebeveynlere reşit olduktan sonra destek olacak küçük çocuk farazi destek sayılır. 

Destek Olarak Kabul Edilen Kişi ve Karine Durumlar

Yargıtay içtihatları ile desteklik ilişkisinin varlığı bazı kişiler için “yaşam deneyimleri ve olağan akış” çerçevesinde karine olarak kabul edilmiştir.

Destek Sayılabilecek Kişi

Desteklik Süresi ve Durumu

Eşler

Evlilik birliği içinde, çalışma durumu gözetilmeksizin birbirlerinin hayat boyu desteği sayılırlar. Ayrıca ev hizmetlerini gören eş de maddi destek kabul edilir.

Anne ve Babalar

Çocuklarına belli bir yaşa kadar destek oldukları karine olarak kabul edilir. Erkek 18, Kız 22, Ortaöğretim 20, Yükseköğrenim 25 yaşa kadar destek sayılır. 

Çocuklar

Küçük çocukların 18 yaşından sonra anne ve babalarına farazi destek olacakları karine olarak kabul edilir. Yetişkin çocuklarda somut olay ve fiili yardım durumu değerlendirilir.

Kardeşler

Kardeşler için karine yoktur. Fiili ve düzenli maddi yardımda bulunulması ispatlanmalıdır.

Nişanlılar, İmam Nikâhlı Eşler

Resmi nikâh olmasa bile, fiilen karı-koca gibi yaşama veya evlilik hazırlığı ispatlanırsa destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir.

Eski Eş

Ölenin nafaka ödeme yükümlülüğü varsa, eski eşin nafaka alacağının yitirilmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı kabul edilir.

Diğer Akraba ve Kişiler

Teyze, hala, arkadaş, dadı vb. kişilerde, fiili ve düzenli destek ilişkisinin somut olarak ispatı zorunludur.

Tazminatın Hesaplama Esasları ve Kusurun Etkisi

Destekten yoksun kalma tazminatı, her somut olayın koşullarına göre bilimsel yöntemlerle ve bilirkişi raporları ile hesaplanır. Tazminat hesabı hakkaniyet düşüncesiyle ne arttırılabilir ne de azaltılabilir. Buradaki zarar gerçek zarara en yakın olandır. 

Tazminat Hesabında Dikkate Alınan Temel Kriterler

Tazminat miktarının belirlenmesinde, ölenin ve hak sahiplerinin yaşam koşulları ile geleceğe yönelik varsayımlar temel alınır.

  1. Ölenin Yaşı ve Cinsiyeti: TRH2010 Yaşam Tablosu esas alınarak tahmini aktif çalışma süresi ve yaşam beklentisi belirlenir.
  2. Ölenin Geliri: Ölümden önceki en son bilinen düzenli ve sürekli geliri tazminat hesabında esas alınır.
  3. Destek Payları: Ölenin kendi payı düşüldükten sonra, hak sahiplerinin destek payları belirlenir. Destek payı, aile bireyi sayısı ve Türk aile yapısının özellikleri göz önünde bulundurularak hesaplanır.
  4. Evlenme İhtimali İndirimi: Dul kalan eşin yeniden evlenme olasılığı, hesaplama sırasında AYİM Dul Eşin Evlenme Şansı İndirim Oranları Tablosu üzerinden indirim nedeni olarak uygulanır.
  5. Zarar ve Hüküm Tarihi: Hesaplama, ölüm tarihi esas alınarak yapılır ve hüküm tarihine kadar işlemiş zarar ile gelecekteki zarar yani pasif/aktif devre ayrı ayrı hesaplanır.

AYİM Dul Eşin Evlenme Şansı İndirim Oranları Tablosu

AYİM dul eşin evlenme şansı indirimini aşağıdaki tabloya göre yapmaktadır. Buna göre; 

Yaş Grubu

Dul Eş (Kadın) İndirim Oranı

Dul Eş (Erkek) İndirim Oranı

17-20 YAŞ ARASI

52%

92%

21-25 YAŞ ARASI

40%

71%

26-30 YAŞ ARASI

27%

48%

31-35 YAŞ ARASI

17%

30%

36-40 YAŞ ARASI

9%

16%

41-50 YAŞ ARASI

2%

4%

51-55 YAŞ ARASI

1%

2%

Yukarıdaki yüzdeler çocuksuz eşler için belirlenmiştir. 18 yaşından küçük olan her çocuk için, tablodaki belirtilen oranlardan ek %5 indirim yapılır. Erkek eş için belirtilen oranlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Doğrultusunda hesaplanmıştır. Yargıtay, kadın değerlerinin %77,13 fazlası ile alınmasının uygun olacağını içtihat etmiştir.

Kusurun Tazminata Etkisi

Kusur, tazminatın hesaplanmasında en önemli faktörlerden biridir. Tazminat hesabında hem tazminat yükümlüsünün (failin) hem de ölenin (maktulün) kusur oranı dikkate alınır.

  1. Tazminat Yükümlüsünün Kusuru: Failin kusur oranı, hesaplanan zararın ödemesi gereken miktarını belirler. Diğer bir deyişle tazminat sorumlusunun kusuru oranında ödeme yapılır.
  2. Ölenin Kusuru: Ölenin kusurlu olması, destekten yoksun kalma tazminatını engellemez. Ancak, ölenin kusuru oranında tazminat miktarından indirim yapılır. 

Sosyal Güvenlik Kurumu Ödemeleri ve İndirim

Sosyal Güvenlik Hukuku ve Tazminat Hukukunun amaçları birbirinden farklıdır. Türk Borçlar Kanunu madde 55 uyarınca, sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler, kural olarak tazminattan indirilemez. Diğer bir deyişle SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan gelir/aylıklar, tazminat yükümlüsünün sorumluluğunu azaltmaz. Ancak, SGK’nın rücu hakkı olan ödemelerde, haksız fiil sorumlusunun iki kere ödeme yapmasını önlemek amacıyla indirim yapılabilir. Desteklik ilişkisinin varlığı için SGK’dan gelir bağlanması şartının aranmayacağı ve çocukların anne-babaya destek olacağı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı tarafından karine olarak kabul edilmiştir.

Tazminat Davası ve Zamanaşımı

Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında zamanaşımı süresi, yetkili ve görevli mahkeme aşağıdaki tabloda verilmiştir. Buna göre; 

Konu

Açıklama

Yetkili Mahkeme

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkemedir. Özel yetkili mahkeme ise haksız fiilin meydana geldiği yer, zararın oluştuğu yer veya zarar görenin (davacı/hak sahibinin) yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. 

Görevli Mahkeme

Asliye Hukuk Mahkemesi İş ve Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren özel durumlar hariç olmak üzere görevli mahkeme sıfatına haizdir. 

Zamanaşımı

Zararın ve zarar verenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımı başlangıcı ölüm tarihidir. Uzamış ceza zamanaşımı da uygulanır. Bu durumda ölüm fiili gerçekleştiğinden destek tazminatı için zamanaşımı süresi 15 YIL’dır. 

Destek Tazminatında İmam Nikahlı Eşin Durumu

İmam nikahlı eş, resmi bir evlilik bağı olmamasına rağmen, belirli şartlar altında destekten yoksun kalma tazminatını talep edebilir ve bu tazminatı alabilir. Destekten yoksun kalma tazminatında temel şart, ölen ile talepte bulunan arasında fiili ve düzenli bir destek ilişkisinin varlığının ispatlanmasıdır. Kanun, bu tazminat için mutlak surette yasal mirasçılık ya da resmi evlilik gibi bir şart aramaz. İmam nikahlı eşin tazminat alabilmesi için gereken temel şartlar şu şekildedir: 

  1. Fiili Birlikteliğin İspatı: İmam nikahıyla evli olan çiftin, resmi nikahlı bir karı-koca gibi fiilen ve sürekli olarak birlikte yaşadıklarını ispat etmeleri gerekir.
  2. Düzenli Destek İlişkisinin Varlığı: Ölenin, imam nikahlı eşine karşı düzenli ve sürekli bir şekilde maddi destek sağladığının ortaya konulması gerekir.
  3. Hayatın Olağan Akışına Uygunluk: Birlikteliğin, dışarıdan bakıldığında da evlilik birliği gibi kabul edilebilecek bir düzende olması beklenir.

Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, ölenin sağladığı maddi faydanın kesilmesiyle ortaya çıkan zararı gidermektir. Bu nedenle, imam nikahlı eşin, ölen hayatta olsaydı bu desteğin devam edeceğini ispatlaması gerekir. Yargıtay, bu tür birlikteliklerde, resmi nikah olmasa bile evlilik birliğine benzer fiili bir destek ve bakım ilişkisinin varlığını esas almaktadır.

Sonuç olarak: İmam nikahlı eş, resmi eş gibi karine olarak destekten yoksun kalan sayılmaz. Ancak, somut olayda fiili bir destek ilişkisinin varlığını ispat etmesi halinde, destekten yoksun kalma tazminatını alma hakkına sahiptir. Bu durum, nişanlılar, boşanmış olup nafaka alan eski eşler veya fiilen bakılan akrabalık bağı olmayan diğer kişiler için de geçerli olan genel “fiili destek” kuralına dayanır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Tazminat hesabı, genel olarak işlemiş zarar (ölüm tarihinden hesaplama/hüküm tarihine kadar geçen süre) ve işleyecek zarar (hüküm tarihinden sonraki gelecek süre) olmak üzere iki ayrı döneme ayrılarak yapılır.

Tazminata Esas Verilerin Tespiti

Hesaplamanın başlangıcında, somut olaya ilişkin veriler netleştirilerek yapılmaktadır. Buna göre; 

  1. Ölüm Tarihi ve Hüküm Tarihi: Zararın hesaplanacağı başlangıç ve bitiş dönemlerini belirlemektedir. 
  2. Ölenin Yaşı ve Cinsiyeti: Yaşam beklentisini ve çalışma süresini belirlemek için kullanılmaktadır. 
  3. Kusur Oranları: Tazminat yükümlüsünün ve ölenin (maktulün) kusur oranları tespit edilmektedir. 
  4. Ölenin Geliri: Ölümden önceki en son bilinen ve sürekli geliri (net ücret, prim, ikramiye vb.) belirlenir. Ev hizmetlerini gören eş için Asgari Ücret esas alınabilir.

Yaşam Süresi ve Çalışma Süresinin Belirlenmesi

Türkiye’de yaygın olarak TRH2010 (Türkiye Hayat/Yaşama Tablosu) kullanılır. Bu tabloya göre ölenin tahmini yaşam süresi ve emeklilik yaşı belirlenir. Çalışma hayatının devam edeceği, gelir elde edilen varsayılan süreye aktif devre denilmektedir. Aktif devre 60 yaşına kadardır. Emeklilikten sonraki, yaşam beklentisi süresince devam eden süreye pasif devre denilmektedir. Bu devre 70 veya 80 yaş kabul edilir. Pasif devredeki gelir, genellikle daha düşük bir oran üzerinden hesaplanır.

Gelir Kaybının Belirlenmesi ve Kişisel Tüketim İndirimi

Ölenin yıllık net geliri veya fiili destek miktarı tespit edilir. Ölenin yaşasaydı kendisine ayıracağı, yani hak sahiplerine destek olarak vermeyeceği miktar, toplam gelirden düşülür. Bu oran, ölenin medeni durumu ve bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısına göre değişir. Buna göre; 

  1. Tek kişi: Yüksek KT oranı (%50-%60).
  2. Evli ve çocuklu: Düşük KT oranı (%20-%30).

Gelirden KT indirildikten sonra kalan miktar, hak sahiplerinin toplam destek payı olarak kabul edilir. Bu pay destek oranına göre paylaştırılır. 

Hak Sahiplerinin Destek Paylarının Tespiti

Kalan destek miktarı, hak sahipleri arasında paylaştırılır. Bu paylaştırma, her hak sahibinin destekten yararlanma süresi ve payı dikkate alınarak yapılır. Pay oranları şu şekildedir: 

  1. Pay Oranları: Eşin ve çocukların payları, Yargıtay içtihatları ve ailedeki fert sayısı dikkate alınarak belirlenir. Bu durumda Eş %50, çocuklar kalan %50’yi paylaşır.
  2. Süre Sınırlamaları: Çocuklar için destek süresi 18, 22 veya 25 yaş gibi yaşlar dikkate alınır.

Süreli İndirimler ve Artırımlar

Hesaplanan tazminat miktarından, gelecekteki belirsizlikleri ve ekonomik koşulları dikkate alan indirimler yapılır. Buna göre; 

  1. Evlenme İhtimali İndirimi: Dul kalan eşin yeniden evlenme olasılığına karşılık tazminatta indirim yapılır. Bu indirim AYİM Tablosu kullanılarak yapılır. 
  2. Peşin Değer İndirimi (Kapitalizasyon): Gelecekteki bir tarihte ödenecek olan tazminatın, ödeme anındaki değerini bulmak için faiz oranı üzerinden indirim yapılır. Buna kapitalizasyon denilir. 
  3. Artırım/İndirim Oranları: Aktif ve pasif devrede gelir artışı varsayımı için artırım, ekonomik değişkenlikler için indirim oranları uygulanabilir.
Süreli İndirimler ve Artırımlar

Kusur Oranının Tazminata Etkisi Ne Kadar?

Tüm bu hesaplamalar sonucunda bulunan brüt tazminat miktarı, tazminat sorumlusunun kusur oranı ile çarpılarak net tazminat miktarı bulunur. Buna göre Net Tazminat = Brüt Hesaplanan Zarar % Tazminat Yükümlüsünün Kusur Oranı şeklindedir. 

SGK Ödemelerinin Düşülmesi

SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan gelir/aylıklar, tazminat hesaplamasından bağımsızdır. Ancak, SGK’nın rücu hakkı olan ödemeler varsa, sorumlunun iki kere ödeme yapmasını engellemek amacıyla gerekli mahsup yapılır.

TRH2010 Yaşam Tablosu ve Tazminata Etkisi

TRH2010 Tablosu (Türkiye Hayat/Yaşama Tablosu), 2010 yılında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan, Türkiye nüfusunun ölüm oranlarını esas alan istatistiksel bir tablodur. Bu tablo, tazminat hesaplamalarında bir kişinin kaza/ölüm anındaki yaşına göre ortalama ne kadar daha yaşayacağı varsayımını belirlemek için kullanılır.

Yaş Grubu

Erkek Yaşam Beklentisi (Yıl)

Kadın Yaşam Beklentisi (Yıl)

Tazminat Hukukundaki Fonksiyonu

0 (Doğum)

71.8 yıl

77.2 yıl

Bebek ve küçük yaşta ölenlerin muhtemel destek süresini belirlemede başlangıç noktası.

20

53.6 yıl

58.7 yıl

Genç yaşta ölenlerin kalan aktif ve pasif devrelerinin süresi (örneğin anne babaya destek süresi).

35

39.4 yıl

44.4 yıl

Aktif devre (çalışma hayatı) tazminatının hesaplanmasında kritik rol oynar.

50

25.8 yıl

30.6 yıl

Emeklilik yaşına yakın bireylerin aktif ve pasif devre geçişini ve toplam destek süresini belirler.

65

15.3 yıl

18.7 yıl

Pasif devre (emeklilik sonrası) tazminatının süresini hesaplamakta kullanılır.

80

6.8 yıl

8.2 yıl

İleri yaştaki kişilerin destekten yararlanma veya destek verme süresini gösterir.

Tazminat Hesaplamasına Etkisi (Aktüeryal Durum)

Yukarıdaki tablo, ölen kişinin kaza anındaki yaşına göre kalan yaşam beklentisini belirler. Örneğin, 35 yaşındaki bir erkek için kalan 39.4 yıl ortalama yaşam beklentisi, tazminatın hesaplanacağı azami süreyi oluşturur.

  1. Aktif ve Pasif Devre Ayrımı: Ölen kişinin tahmini emeklilik yaşına kadar olan sürede, gelirini elde edeceği varsayılır ve bu dönem için daha yüksek gelir üzerinden hesaplama yapılır. Buna aktif dönem denilmektedir. Emeklilik sonrası kalan yaşam süresi için, genellikle daha düşük bir gelir üzerinden hesaplama yapılır. Buna ise pasif dönem denilmektedir. 
  2. Peşin Değer İndirimi (Kapitalizasyon): Tablonun sağladığı ölüm olasılığı ve faiz verileri kullanılarak, gelecekteki bir tarihte ödenecek tazminatın bugünkü değeri yani peşin değeri hesaplanır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorumunuzu Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gravatar profili