- Ceza Hukuku
- 21 Ocak 2025
Yargıtay 12 Ceza Dairesi 2020/9113E., 2023/6027K., 27.12.2023 Tarihli Karar
“…kazadan sonra yapılan ölçümde 2,30 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip, yönetimindeki kamyoneti sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, gece olması nedeniyle trafiğin az olacağına, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerekirken 107 km hızla giderek orta refüjden yola dönüş yapan araca çarpması ile ölümle sonuçlanan trafik kazasına sebep olduğu, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın bir kişinin ölümüne neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği,”
KARAR ÖZETİ:
Alkollü araç kullanımından kaynaklı trafik kazalarında Yargıtay’ın benimsemiş olduğu matbu görüş ‘Alkollü araç sürücüsünün 1,00 promilin üzerine çıktığı durumlarda bilinçli taksirin varlığı’dır. TCK m. 22’nin gerekçesinde “Taksirli suçlarda fail, kendi yetenekleri, algılama gücü tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalıdır. Bütün bu yeteneklere sahip olmasına rağmen bu yükümlüğe aykırı davranan kişi, suç tanımında belirlenen neticenin gerçekleşmesine neden olması durumunda, taksirli suçtan dolayı kusurlu sayılacaktır.” ifadesine yer verilmiştir.
Öngörülebilirlik taksirin bir unsuru olmakla birlikte bilinçli taksiri basit taksirden ayıran en önemli husus basit taksirde öngörülebilir netice fail tarafından öngörülmemiş iken; bilinçli taksirde ise netice fail tarafından öngörülmüş fakat neticenin meydana gelmeyeceği inancı ile fiile devam edilmiştir.
Kararda sübjektif bir değerlendirme yapılmadan failin 2,3 promil alkollü iken araç kullanması sebebiyle bilinçli taksirle hareket ettiği şeklinde objektif bir değerlendirme yapılmıştır. Her ne kadar ülkemizde sıkça meydana gelen trafik kazalarına caydırıcı bir nitelik kazandırmak isteyen Yargıtay’ın bu uygulamasında basit taksir bilinçli taksir ayrımı yapılmadan matbu kararlar verilmektedir. Her olayı kendi şartları çerçevesinde değerlendirmek yerine 1,00 promil üzeri araç kullanan herkesin bilinçli taksirle hareket ettiği yönünde karar kurmak Kanunun ruhuna aykırılık teşkil etmektedir.