Hükmedilen nafaka miktarının zaman içinde değişen şartlara uyarlanması, hem nafaka alacaklısının mağduriyetini önlemeyi hem de nafaka borçlusunun aşırı yük altına girmesini engellemeyi amaçlamaktadır.
Nafaka Uyarlama Davasının Dayanakları
İştirak, yoksulluk ve tedbir nafakasının hukuki dayanakları ve artırım/azaltımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. Buna göre;
Nafaka Türü
İlgili Madde
Düzenleme
İştirak ve Yoksulluk Nafakası
TMK m. 176/4
“Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde hâkim, irat şeklindeki nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına karar verebilir.”
İştirak Nafakası
TMK m. 331
“Durumların değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.”
Tedbir Nafakası
TMK m. 200
“Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır.”
Uyarlama Davasının Amacı ve İlkeleri
Temel amaç, nafakanın belirlendiği tarihten sonra ortaya çıkan olağanüstü veya önemli değişiklikler nedeniyle, mevcut miktarın artık hakkaniyete aykırı hale gelmesini gidermektir. Zira nafaka artırımı veya azaltımı zenginleşme/fakirleşme aracı olarak kullanılamaz.
Nafaka Artırımı veya Azaltımı Şartları
Nafakanın değiştirilebilmesi için, nafaka kararının verildiği tarihten sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında ya da çocuğun ihtiyaçlarında önemli bir değişiklik meydana gelmesi gerekir. Aksi halde mevut nafaka varlığını korur.
Nafaka Artırım Talebi Şartları
Nafaka alacaklısı veya iştirak nafakası için çocuk lehine velayet sahibi nafaka artırımını aşağıdaki hallerde talep edebilir. Buna göre;
Enflasyon Karşısında Erime: Nafakanın belirlendiği tarihten itibaren geçen süredeki yüksek enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün düşmesi halinde nafaka artırılır. Yargıtay, nafaka artışlarında genellikle Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen ÜFE/TÜFE oranlarını esas almaktadır.
Çocuğun İhtiyaçlarının Artması: Özellikle İştirak Nafakası için çocuğun büyümesi, okul masraflarının artması, özel sağlık veya eğitim ihtiyaçlarının ortaya çıkması hallerinde nafaka artırımı talep edilebilir.
Nafaka Borçlusunun Gelirinin Artması: Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun iyileşmesi halinde nafaka artırım talebinde bulunulabilir.
Nafaka Azaltım Talebi Şartları
Nafaka borçlusu, nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını aşağıdaki hallerde talep edebilir. Buna göre;
Nafaka Borçlusunun Gelirinin Önemli Ölçüde Düşmesi: Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi, ciddi bir sağlık sorunu yaşaması, iş göremez hale gelmesi veya emekli olması nedeniyle gelirinin azalması hallerinde nafaka azaltımı talebinde bulunulabilir.
Nafaka Alacaklısının Gelirinin Artması: Nafaka alacaklısının iyi bir iş bulması, miras yoluyla önemli bir malvarlığı edinmesi veya yoksulluk halinin ortadan kalkması halinde yoksulluk nafakası azaltım talebinde bulunulabilir. Velayet sahibi eşin mali durumunun çok iyi hale gelmesi halinde iştirak nafakası azaltım talebinde bulunulabilir.
Çocuğun İhtiyaçlarının Azalması: Çocuğun reşit olmasına rağmen nafaka ödeniyorsa, eğitimin sona ermesi halinde de nafakanın azaltımı talebinde bulunulabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafaka uyarlama davası, basit yargılama usulüne tabi olup, görevli ve yetkili mahkeme türüne göre değişiklik gösterir. Bütün nafaka türlerinin değiştirilmesi (artırılması/azaltılması) davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise şu şekildedir:
Tedbir Nafakasında boşanma davası devam ederken istenen değişikliklerde boşanma davasına bakan mahkeme yetkilidir.
Yoksulluk ve İştirak Nafakası: Boşanma kararı kesinleştikten sonra açılan uyarlama davalarında yetkili mahkeme için iki farklı görüş mevcuttur. Buna göre; Türk Medeni Kanunu madde 177 gereği: Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Diğer görüşe göre ise Genel Yetki Kuralı gereği davalının (nafaka borçlusunun veya alacaklısının) yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Şu kadar ki uygulamada genellikle davalının ikametgâhındaki veya taraflardan birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi yetkilidir.
Artış Oranının Kararda Belirtilmesi
Türk Medeni Kanunu madde 176/3 ve m. 365/5 gereğince, hâkim, nafaka kararını verirken tarafların istemi halinde, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda artırılacağını da kararda belirtebilir. Artış miktarı uygulamada genellikle yıllık TÜFE artış oranında belirlenir. Eğer kararda bu şekilde bir artış oranı belirtilmişse, borçlu belirlenen oranda artış yaparak nafaka ödemeye devam eder. Bu durum, yeni bir dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Ancak karardaki artış oranı güncel ekonomik şartlar karşısında yetersiz kalırsa, uyarlama davası yine de açılabilir.