Türkiye’deki ekonomik yaşamın en önemli yapı taşlarından biri holding şirketleridir. Holding şirketleri, birden çok şirketi tek bir holding çatısı altında toplayarak sinerji yaratma, riskleri yönetme ve stratejik büyüme sağlama amacı güder. 

Bu makalede, Türk Ticaret Hukuku perspektifinden holding şirket yapılanmasını detaylı bir şekilde inceleyecek, hukuki tanımından kuruluş prosedürlerine, özel düzenlemelerden yönetim kurulu sorumluluklarına kadar açıklamaya çalışacağız. 

Holding Şirketlerinin Hukuki Çerçevesi ve Tanımı

Holding kavramı, genellikle ticari ortaklıkların üst yönetimini ve iştiraklerini denetleyen bir organizasyon olarak bilinmektedir. Türk Hukukunda bu yapının değişimi ve güncel tanımı, tüzel kişiliğin niteliğini anlamak açısından oldukça önemlidir. 

Holdingin Tarihi ve Güncel Hukuki Konumu

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 466. maddenin 2. fıkrasında holdingleri, “gayesi itibariyle başka şirketlere iştirakten ibaret şirketler” olarak tanımlamıştır. Ancak, yürürlükteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, holding şirketlerine dair açık bir tanım getirmemekle birlikte, holdingin faaliyet türü olarak bir Anonim Şirket olduğunu kabul eder. Holdingin temel amacı ve konusu ise münhasıran diğer şirketlere katılımcılık yani iştirak sağlamaktır.

Hukuki Düzenleme

Holding Tanımı/Nitelendirmesi

Temel Odak Noktası

ETTK (Mülga)

Gayesi itibariyle başka şirketlere iştirakten ibaret şirketler holding olarak tanımlanmıştır. 

Amaca Dayalı Hukuki Tanım eski Ticaret Kanununda tanımlanmıştır. 

TTK (Yürürlükteki)

Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket olarak kabul edilir.

Faaliyet türü ise diğer şirketlere katılımcılık olarak belirlenmiştir. 

Bu bağlamda, holding şirketi, ticari mal satışı, üretim veya doğrudan ticari faaliyetler gibi işlerle uğraşmayan, asıl işlevi alt şirketlerin sermayesine ve yönetimine katılmak olan, salt bir iştirak şirketi niteliğindedir.

Holding Şirketlerine İlişkin Özel Hukuki Düzenlemeler

Holding şirketleri, genel anonim şirket hükümlerine tabi olmanın yanı sıra, ticari ve idari denetimin gerektirdiği bazı özel düzenlemelere de tabidir. Bu düzenlemeler, holdingin kuruluş ve esas sözleşme değişiklik süreçlerinde ortaya çıkmaktadır. 

Bakanlık İzni Zorunluluğu (Kuruluş ve Esas Sözleşme Değişikliği)

Anonim şirket ve limited şirketlerden farklı olarak, holding şirketleri Ticaret Bakanlığı‘nın özel iznine tabidir. Bu zorunluluk, 5 Kasım 2012 tarihli ve 28468 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 5. ve 6. maddelerinde düzenlenmiştir. buna göre; 

  1. Kuruluş İzni Prosedürü: Holding şirketinin tescil işlemlerinden önce, kurucuların imzaları noter onaylı esas sözleşme ve gerekli diğer resmî kurumların uygun görüş/izin yazısı ile Bakanlığın İç Ticaret Genel Müdürlüğüne başvurularak izin alınması gerekir.
  2. Esas Sözleşme Değişikliği İzni Prosedürü: Yönetim kurulu kararının noter onaylı örneği, esas sözleşmenin değişen maddelerinin yeni metni ve diğer resmî izinler ile Genel Müdürlüğe başvurulur. Eğer değişiklik sermaye artırımı/azaltımına ilişkinse, mali müşavir veya bilirkişi raporları da sunulmalıdır.

Bakanlık izni, kuruluşta ticaret siciline tescil başvurusundan önce, esas sözleşme değişikliklerinde ise genel kurul tarihinden önce alınmalıdır. İzin alınmadan yapılan işlemler ticaret siciline tescil edilemez.

Kanuni Yedek Akçe Zorunluluklarında İstisna

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketler için kanuni yedek akçe ayırma zorunluluğu getirmiştir. TTK madde 519/1 uyarınca, yıllık kârın %5’i, ödenmiş sermayenin %20’sine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır. Ancak, holding şirketleri için özel bir istisna tanınmıştır. Buna göre; 

  1. TTK madde 519/2-c gereği ödenmiş sermayenin %20’si aşıldıktan sonra kâr payı dağıtımından kalan tutarın %10’unun yedek akçeye eklenmesi ve
  2. TTK md. 519/3 yedek akçenin kullanım alanlarının sınırlandırılması şeklindedir. 

Bu hükümler, başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketleri için uygulanmaz. Bu sayede, holding şirketleri, söz konusu zorunluluklarla bağlı kalmayarak, zorunlu kanuni yedek akçeleri iradi yedek akçe niteliğinde kullanma yeteneğine sahip olur. Bu durum, holdingin finansal stratejilerini ve yatırım kararlarını daha serbestçe belirlemesine olanak tanır.

Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve Şirketler Topluluğu İlişkisi

Holding şirket yapılanması, hukuki sorumluluk ve yönetim bütünlüğü açısından kendine has özellikler taşır. Özellikle hakim olduğu küçük şirketlerle ilişkisi, Şirketler Topluluğu hükümleri bağlamında incelenmelidir. Aşağıda bu durumlar açıklanmıştır. 

Holding Şirketinde Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu

Holding şirketinin yönetim kurulu üyelerinin, bağlı şirketlerin faaliyetlerinden doğan sorumluluğu, Türk Ticaret Kanunundaki genel hükümlere kıyasla sınırlıdır. Bu sınırlama, farklılaştırılmış teselsül ilkesine dayanır.

Türk Ticaret Kanunu madde 557/1 uyarınca, birden çok kişinin aynı zarardan müteselsilen sorumlu olması durumunda, her biri zararı, kusuruna ve durumun gereklerine göre, şahsen kendisine yüklenebildiği ölçüde tazminle yükümlü olur.

Holding şirketinin yönetim kurulu üyeleri, görevleri gereği doğrudan ticari faaliyeti yürüten bağlı şirketlerin yönetim kurulu üyelerine nazaran daha az sorumluluğa sahiptir. Sorumluluğun doğabilmesi için, zararla holding yönetim kurulunun eylemi arasında uygun illiyet bağı olmalıdır.

Holding yönetim kurulu, bağlı şirkete zarar doğuran eyleme yol açacak herhangi bir talimat vermemiş olmalıdır. Aksi takdirde, talimat yoluyla zarara sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu artar.a

Holding Şirketleri ve Şirketler Topluluğu

Bir holding şirketi, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunun tanımladığı anlamda bir şirketler topluluğu yapısı da oluşturabilir. Şöyle ki: Holding, bir anonim şirket türü iken; şirketler topluluğu, hukuki bir durumdur. Şirketler topluluğunun varlığı için gereken şartları şu şekilde sıralayabiliriz. Buna göre; 

  1. Hâkim Şirket ve En Az İki Bağlı Şirketin Varlığı: Türk Ticaret Kanunu madde 195/4 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 105 uyarınca bir hâkim şirketin ve ona bağlı en az iki şirketin bulunması şartı aranmaktadır. 
  2. Hâkimiyetin Kurulması: Türk Ticaret Kanunu madde 195/1 uyarınca hâkim şirketin, bağlı şirketler üzerinde sermaye çoğunluğu, oy çoğunluğu ya da yönetim organında üye çoğunluğu vasıtasıyla hâkimiyet kurması gerekmektedir. 

Eğer bir holding şirketi bu şartları sağlıyorsa, hâkim şirket konumuna gelir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirketler topluluğuna ilişkin özel hükümlere, özellikle sorumluluk düzenlemelerine, tabi olur. Aksi durumda holding vasfı taşımaz.

Hâkimiyetin Hukuka Aykırı Kullanılması ve Sonuçları

Hâkim şirket olan holdingin bağlı şirketler üzerindeki hâkimiyetini kullanması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak Türk Ticaret Kanunu madde 202, bu hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması durumlarını düzenlemiştir. Bu durumlar holding şirketinin sorumluluğunu doğurur. 

Kayba Uğratan İşlem ve Fiiller (TTK Madde 202/1) (H3)

Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Şirket malvarlığının veya kârlılığının azaltılması veya riske sokulması zarara uğratacak fiil olarak nitelendirilir. Hukuka aykırılığın oluşmaması için, bağlı şirketin uğradığı kaybın;

  1. O faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmesi, veya
  2. Kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınması gerekir.

Yapısal Kararlar (TTK Madde 202/2)

Bağlı şirketin genel kurulunda alınan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih gibi yapısal ve önemli kararların hâkimiyet kullanılarak alınması ve bu kararların bağlı şirket için açıkça anlaşılabilir nitelikte haklı bir sebebinin olmaması hukuka aykırılık oluşturur.

Güvenden Doğan Sorumluluk (TTK md. 209)

Holding şirketinin özel bir sorumluluk hali de güvenden doğan sorumluluktur. Türk Ticaret Kanunu madde 209 uyarınca, hâkim şirket veya holding şirketi, topluluk itibarının, topluma veya tüketiciye güven veren bir düzeye ulaştığı hâllerde, bu itibarın kullanılmasının uyandırdığı güvenden sorumludur. Bu sorumluluk, bağlı şirket ile ticari ilişki kuran üçüncü kişilere karşı doğar.

Holding Şirket Kurma Avantajlı Mı?

Holding şirket yapılanması, Türk Ticaret Hukukunda anonim şirketin özel bir türü olarak konumlanır. Esas amacı, diğer şirketlere iştirak etmek ve onları hakim şirket vasfıyla yönetmektir.

  1. Esneklik: Türk Ticaret Kanunu madde 519’daki kanuni yedek akçe zorunluluklarından muaf tutulması, holdinglere önemli finansal esneklik sağlamaktadır. 
  2. İdari Denetim: Kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri için Bakanlık iznine tabi olması, bu yapıların idari denetim altında olduğunu gösterir.
  3. Sorumluluk Dengesi: Bağlı şirketlerin yönetim kurulu üyelerine kıyasla, holding yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu farklılaştırılmış teselsül ilkesi sayesinde sınırlıdır. Ancak bu, keyfi talimatlarla bağlı şirketi zarara uğratma hakkı vermez.
  4. Şirketler Topluluğu Etkisi: Holding yapısının aynı zamanda şirketler topluluğu şartlarını sağlaması durumunda, hâkim şirkete ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri devreye girer.

Holding şirketleri, büyük organizasyonların verimli ve stratejik yönetimini sağlayan karmaşık ancak avantajlı hukuki yapılardır. Bu yapı, şirketlerin tek bir merkezden koordine edilmesini ve kaynakların etkin kullanımını mümkün kılmaktadır. Bu sebeple holding şirketleri çoğunlukla tercih edilmektedir. 

Holding Şirketi Kuruluş Prosedürleri Nelerdir?

Holding şirketlerinin kuruluşu, standart bir anonim şirketten farklı olarak Ticaret Bakanlığından izin alma zorunluluğu taşır. Bu süreç, Tebliğ hükümleri uyarınca yapılmalıdır. 

Esas Sözleşme Hazırlığı ve Noter Onayı

Kuruluş sürecinin ilk adımı, holdingin faaliyet konusu olan münhasıran diğer şirketlere iştirak ve diğer zorunlu unsurları içeren Esas Sözleşme‘nin hazırlanmasıdır. Kurucular tarafından imzalanan bu esas sözleşme, Bakanlığa başvuru öncesinde mutlaka noter tarafından onaylanmalıdır.

Bakanlık İzni İçin Başvuru

Noter onaylı esas sözleşme ile birlikte, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğüne başvurulur.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler

Açıklamalar

Kurucuların İmzaları Noter Onaylı Esas Sözleşme

Holdingin yasal çerçevesini belirleyen temel belge kurucuların imzalarını taşıyan noter onaylı esas sözleşmedir. Bu sözleşmenin imzalanması gerekmektedir. 

Gerekli Resmi Kurum İzin/Uygun Görüş Yazısı

Holdingin kuruluşu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi başka resmi kurumların uygun görüşünü veya iznini gerektiriyorsa, bu izin yazıları alınmalıdır. 

Kurucu Beyanı

Kurucuların kanunda öngörülen şartları taşıdığına dair beyan gereklidir. 

Sermaye Taahhüt Belgeleri

Holdingin asgari sermaye şartını sağladığına dair kanıtlayıcı belgeler sunulmalıdır.

Bakanlık izninin, şirketin ticaret sicili müdürlüğüne tescil başvurusundan önce alınmış olması şarttır. Aksi takdirde tescil yapılmaz. 

Ticaret Sicil Müdürlüğüne Tescil ve İlan

Bakanlıktan kuruluş izni alındıktan sonra, şirket on beş gün içinde yetkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak tescil işlemlerini tamamlar. Tescil edilen kuruluş bilgileri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişilik resmen faaliyete başlar. Bu aşamada, TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinde anonim şirketler için aranan diğer genel tescil evrakları da sunulur.

Şirketler Topluluğu Hükümlerinden Doğan Sorumluluklar

Bir holding şirketinin aynı zamanda hâkim şirket olduğu bir şirketler topluluğu yapısı varsa, bu yapıdaki ilişkileri düzenleyen Türk Ticaret Kanunu hükümleri, holdingin operasyonel ve hukuki risk yönetiminde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada özellikle Hâkim Şirketin Sorumluluğu açıklanmalıdır. 

Kaybın Denkleştirilmesi veya İstem Hakkı Tanınması Zorunluluğu

Türk Ticaret Kanunu madde 202/1, hâkim şirket olan holdingin bağlı şirketi zarara uğratacak şekilde hâkimiyetini kullanmasını yasaklar. Bu yasağın ihlali, sorumluluk doğurur.

Sorumluluğu Doğuran Fiil

Sorumluluktan Kurtulma Şekli (TTK md. 202/1)

Holdingin talimatıyla bağlı şirketin bir işlemi yapması sonucu kayba uğraması (Örn: Piyasa fiyatının altında mal satılması, aşırı borç yüklenilmesi, garanti verilmesi)

Kaybın o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmesi diğer bir deyişle nakdi veya ayni olarak ödenmesi gerekir. 

VEYA

 

Kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilerek, en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınması gerekir. 

Kanun, holding şirketinin bağlı şirketin kaynaklarını kendi lehine kullanmasını değil, hâkimiyetin topluluk yararına adil ve aleni bir şekilde kullanılmasını amaçlar. Denkleştirme yapılmazsa, hem hâkim şirket hem de onun yönetim kurulu üyeleri bağlı şirketin uğradığı zarardan sorumlu olur.

Yapısal Kararların Hukuka Aykırılığı

Hâkimiyetin bağlı şirketin genel kurulunda kullanılarak, şirket için zararlı olabilecek yapısal kararlar alınması da sorumluluk sebebidir. Örneğin birleşme, bölünme, tür değiştirme, sermaye artırımı/azaltımı, esas sözleşme değişikliği buna örnektir. Bu kararların, bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir nitelikte haklı bir sebebe dayanmaması hukuka aykırılık şartını oluşturur. Ancak kararın tüm topluluğun menfaatine olması ve bağlı şirketin de uzun vadede bu menfaatten yararlanacak olması haklı sebeptir. Şu kadar ki bu haklı sebebin ispat yükü hâkim şirkettedir.

Pay Sahiplerinin ve Alacaklıların Korunması

Şirketler topluluğu hükümleri, sadece bağlı şirketi değil, aynı zamanda onun pay sahiplerini ve alacaklılarını da korumaya yöneliktir. Buna göre; 

  1. Azınlık Pay Sahiplerinin Tazminat Hakkı (TTK md. 203): Kayba uğrayan bağlı şirketin azınlık pay sahipleri, hâkim şirketten ve onun yönetim kurulu üyelerinden, uğradıkları zararın tazminini isteyebilirler.
  2. Hâkim Şirketin Pay Alım Teklifi (TTK md. 208): Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanımı sonucu bağlı şirketin pay sahipleri için katlanılamaz bir duruma yol açılması durumunda, azınlık pay sahipleri, paylarının hakkaniyete uygun bir bedelle hâkim şirket tarafından satın alınmasını talep edebilirler.

Yorumunuzu Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gravatar profili