Yoğun ve rekabetçi ticari hayatta şirketlerin büyüme, pazara giriş, maliyet optimizasyonu veya finansal zorlukları aşma amacıyla başvurduğu en önemli yöntemlerden biri Şirket Birleşmeleri ve Devralmalar sürecidir. Bu işlemler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 137 ve devamında detaylı olarak düzenlenmiştir. Birleşme ve devralma, şirketlerin tüzel kişiliklerini koruyarak veya tasfiye sürecine girmeden sonlandırarak, tüm varlık ve yükümlülükleriyle birlikte hukuki bir bütün haline gelmelerini sağlar. 

Birleşme ve Devralma Kavramları ile Hukuki Türler

Türk Ticaret Kanunundaki birleşme hükümleri, hem devralma hem de birleşmeyi kapsar ve temelde devrolunan şirketin tasfiyesiz sona ermesini esas alır.

Kavramsal Tanımlar Nelerdir?

Birleşme ve devralmalardaki temel kavramları şu şekilde tasnif edebiliriz. Buna göre; 

  1. Birleşme: İki veya daha fazla şirketin bir araya gelmesi ve bu şirketlerden birinin veya hepsinin, yeni kuruluş yoluyla tüzel kişiliğinin sona ererek, tüm malvarlıklarının hukuki halefiyet yoluyla tek bir tüzel kişiliğe aktarılmasına birleşme denilmektedir. 
  2. Devralma Yoluyla Birleşme: Devrolunan şirketin malvarlığının, mevcut devralan şirkete katılmasına devralma yoluyla birleşme denilmektedir. 
  3. Yeni Kuruluş Yoluyla Birleşme: Birleşen tüm şirketlerin sona ermesi ve varlıklarının, yeni kurulan bir şirkete aktarılmasına yeni kuruluş yoluyla birleşme denilmektedir. 
  4. Devralma: Türk Ticaret Kanunu bağlamında, birleşmenin gerçekleştiği hukuki yönteme devralma denilmektedir. Geniş anlamda ise, bir şirketin diğer bir şirketin paylarının çoğunluğunu ele geçirerek yönetim kontrolünü sağlaması işlemidir.  Burada hukuki birleşme şartı aranmamaktadır. 

Birleşmenin Geçerlilik Şartları ve Katılım Sınırlamaları

Türk Ticaret Kanunu, hangi şirket türlerinin birleşebileceğine dair kesin sınırlamalar getirmiştir. Bu, Türk Ticaret Kanununda “tür değiştirme” gibi değildir. 

Şirket Türü

Birleşmesi Mümkün Olanlar

Özel Durumlar (Devralan/Devrolunan Konumuna Bağlı olarak)

Sermaye Şirketleri (A.Ş., Ltd. Şti.)

Sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler birleşmesi mümkün şirketlerdendir. 

Devralan: Kolektif ve Komandit şirketlerle de birleşebilir.

Şahıs Şirketleri (Kolektif, Komandit)

Şahıs şirketleri.

Devrolunan: Sermaye şirketi ve kooperatiflerle de birleşebilir.

Kooperatifler

Kooperatifler ve sermaye şirketleri

Devralan: Şahıs şirketleriyle de birleşebilir.

Tasfiye halindeki bir şirket de, malvarlığı henüz dağıtılmaya başlanmamış olması şartıyla, devrolunan konumunda birleşmeye katılabilir. Bu durum Türk Ticaret Kanunu madde 138’de tayin edilmiştir. Bu durum, şirketin tasfiyesiz sona ermesi anlamına gelir. 

Birleşme Süreçleri

Şirket birleşmeleri, Yönetim Organlarının hazırlık süreci ve Genel Kurulun onayı ile gerçekleşir.

Birleşme Sözleşmesi (TTK m. 145)

Birleşmenin hukuki temelini oluşturan bu sözleşme, zorunlu ve yazılı bir belgedir. Birleşme sözleşmesi yazılı olarak yapılmak zorundadır. Birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları olan Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu tarafından imzalanır ve ardından Genel Kurullar tarafından onaylanarak yürürlüğe girer. Sözleşmede bulunması zorunlu unsurlar şu şekildedir: 

  1. Birleşmeye katılan şirketlerin unvanları, türleri.
  2. Sınırsız sorumlu ortakların isimleri.
  3. Devrolunan şirket ortaklarının devralan şirketteki pay oranları ve hakları.
  4. Gerekiyorsa, ayrılma akçesi tutarı ve koşulları, sözleşmede bulunması zorunlu unsurlara örnek olarak verilebilir. 

Birleşme Raporu (TTK m. 147)

Yönetim Organları, birleşmenin hukuki ve ekonomik gerekçelerini detaylı olarak açıklayan bir rapor hazırlar. Rapor, birleşecek şirketler tarafından birlikte veya ayrı ayrı hazırlanabilir. Raporda, birleşmenin amacı, kapsamı, yöntemi, devrolunan şirket ortaklarının haklarının nasıl korunduğu, pay karşılıklarının hesaplanma şekli ve birleşmenin sonuçları ayrıntılı olarak açıklanır. Eğer birleşme yeni kuruluş yoluyla yapılacaksa, bu raporlara yeni kurulacak şirketin esas sözleşmesi de eklenmelidir. 

Genel Kurul Kararı ve Tescil (TTK m. 151)

Birleşme Sözleşmesi, Yönetim Organı tarafından Genel Kurulun onayına sunulur. Birleşme kararının alınmasında genellikle Türk Ticaret Kanunu madde 151’de düzenlenen nitelikli çoğunluk aranır. Kararın alınmasının ardından Yönetim Organları, birleşmenin tescil edilmesi için Ticaret Siciline başvurur. Tescil işleminin gerçekleşmesiyle birlikte devrolunan şirket resmi olarak infisah yani sona ermiş kabul edilir.

Birleşmenin Sonuçları ve Ortaklık Haklarının Korunması

Tescil işlemi, birleşmenin hukuki sonuçlarını doğurur ve devrolunan şirket ortaklarının hakları kanunla güvence altına alınır.

Hukuki Sonuçlar

Tescil ile birlikte iki temel hukuki sonuç derhal ve kendiliğinden gerçekleşir. Bunlar:

  1. Külli Halefiyet: Devrolunan şirketin tüm malvarlığı (aktif ve pasifler, alacaklar, borçlar, sözleşmeler) herhangi bir işleme gerek olmaksızın devralan şirkete geçer.
  2. Tüzel Kişiliğin Sona Ermesi: Devrolunan şirket infisah etmiş yani tasfiyesiz sona ermiş sayılır.

Ortaklık Payları ve Haklarının Korunması

Türk Ticaret Kanunu, devrolunan şirket ortaklarının yeni şirketteki pozisyonlarının adil olmasını sağlamak için denklik ilkesini uygular. Devrolunan şirket ortaklarının, şirketteki mevcut paylarına ve haklarına karşılık gelecek değerde, devralan şirketin payları ve ortaklık hakları üzerinde talepte bulunma hakkı vardır. Devralan şirketteki payların değeri; birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değerleri ve oy haklarının dağılımı gibi hususlar dikkate alınarak belirlenir. Denkleştirme Ödemesi: Devrolunan şirket ortaklarına ayrılan ortaklık paylarının gerçek değerinin yüzde onunu aşmaması şartıyla, bir mağduriyet yaşanmaması adına denkleştirme ödemesi yapılabilir.

Devrolunan şirketteki oydan yoksun paylara sahip ortaklara, devralan şirkette aynı değerde oydan yoksun veya oy hakkını haiz paylar verilmelidir. Devrolunan şirkette paylara bağlanmış olan imtiyazlara, devralan şirket eş değer haklar veya uygun bir karşılık vermelidir. Birleşme sözleşmesi, şirket ortaklarına, devralan şirkette pay iktisap etme veya paylarının karşılığını “ayrılma akçesi” olarak alma arasında bir seçim yapma imkanı da tanınabilir. 

Ara Bilanço Zorunluluğu

Birleşme Sözleşmesinin imzalandığı tarih ile son bilanço günü arasındaki zaman aralığının 6 aydan fazla olduğu durumlarda, birleşmeye katılan şirketlerin bir ara bilanço çıkarmaları zorunludur. Buradaki amaç, malvarlığında büyük değişiklikler yaşanmış olabileceği varsayımıyla, pay karşılıklarının daha güncel değerler üzerinden hesaplanmasını sağlamaktır. Ara bilançoda yalnızca son bilançodaki değerler ticari defterler dikkate alınarak değiştirilir. Ayrıca fiziki envanter çıkarılmasına gerek yoktur.

Yorumunuzu Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gravatar profili