Limited şirketler, Türk Ticaret Kanunu kapsamında, anonim şirketlere kıyasla daha kişisel ve ortaklar arasındaki ilişkilere odaklanan bir yapıya sahiptir. Bu kişisel bağın korunması ve şirket içi anlaşmazlıkların çözümlenmesi amacıyla Türk Ticaret Kanunu, limited şirketlere özgü olarak ortaklıktan çıkma yani ayrılma ve çıkarılma kurumlarını düzenlemiştir. Çıkma ve çıkarılma Türk Ticaret Kanunu madde 638-640’de düzenlenmiştir.
Şirket ortaklığından çıkma ve çıkarılma kurumları, şirket ömrünün devamlılığını esas alan ticaret hukuku düzeninde, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi durumunda, fesih davası açmak yerine daha avantajlı bir çözüm yöntemi sunmaktadır.
Limited Şirketten Çıkma Hakkının Kullanımı
Limited şirket ortağına tanınan çıkma hakkı, Türk Ticaret Kanunu madde 638 ve madde 639’da iki farklı yöntem ile düzenlenmiştir. buna göre, sözleşmeye dayalı çıkma ve haklı sebebe dayalı çıkma şeklindedir.
Hukuksal Dayanaklara Göre Çıkma Yolları
Hukuksal dayanaklara göre çıkma yolları; esas sözleşmede öngörülen sebebe dayanarak çıkma, haklı sebebe dayanarak çıkma ve çıkmaya katılma şeklinde olabilmektedir.
Esas Sözleşmede Öngörülen Sebebe Dayanarak Çıkma (TTK m. 638/1)
Şirket esas sözleşmesi, ortaklara çıkma hakkı tanıyabilmektedir. Bu hak, sözleşmede belirlenen belirli şartlara yani belirli bir süre geçmesi, kâr dağıtımının belirli bir oranın altına düşmesi gibi şartlara bağlanabileceği gibi, şartsız olarak da düzenlenebilir.
Eşit İşlem İlkesi: Türk Ticaret Kanunu madde 357 uyarınca, bazı ortaklara çıkma hakkı tanınıp diğerlerine tanınmaması, eşit işlem ilkesini ihlal edeceğinden, böyle bir düzenleme geçersiz sayılır.
İrade Beyanı: Şartların gerçekleşmesi halinde ortak, şirkete çıkma beyanında bulunur. Bu beyan, ortaklık ilişkisini sona erdiren yenilik doğurucu bir irade beyanı olup, kural olarak şekle bağlı değildir. Şu kadar ki ancak esas sözleşme ile şekil şartı öngörülebilir.
Haklı Sebebe Dayanarak Çıkma (TTK m. 638/2)
Şirket esas sözleşmesinde bir düzenleme olmasa bile, ortaklık ilişkisini devam ettirmenin ortağın dürüstlük kuralı gereğince beklenemeyeceği hallerde ortak, haklı sebep ile çıkma hakkını kullanabilir.
Haklı Sebep Kavramı: Genel anlamda ortaklık ilişkisinin devamını olanaksız kılan her türlü durum haklı sebep sayılır. Bu durum, ortaklık işlerinden veya ortakların kişisel ilişkilerinden kaynaklanabilir. Burada ortağın kusurlu olup olmaması önemli değildir.
Kanundaki Örnekler: Türk Ticaret Kanunu madde 245’te anonim şirketler için sayılan “şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “asli görevleri ve borçları yerine getirmeme” gibi haller örnek teşkil eder. Bunlar tahdidi değildir. Bu sebeple artırılabilir.
Yargı Kararları: Yargıtaya göre haklı sebep, “ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kuralına göre ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller” olarak kabul edilir. Haklı sebep, her somut olayda mahkemece nesnel ve objektif ölçülere uygun olarak takdir edilir.
Kullanım Yolu: Haklı sebebe dayalı çıkma hakkı dava yoluyla kullanılır. Öğreti, mahkemeye başvurudan önce şirkete çıkma bildiriminde bulunulmasını ve ret halinde dava açılmasını kabul eder.
Geçici Önlemler: Haklı sebeple çıkma davası açılması durumunda hâkim, Türk Ticaret Kanunu madde 638/2’nin ikinci cümlesi uyarınca, davacı ortağın hak ve borçlarının dondurulması veya durumunun teminat altına alınması gibi geçici önlemler alabilir.
Çıkmaya Katılma (TTK m. 639)
Usul ekonomisi ve eşit işlem ilkesini gözeterek düzenlenen çıkmaya katılma hakkı, bir ortağın çıkma talebinde bulunması veya dava açması üzerine ortaya çıkar.
Bildirim Yükümlülüğü: Müdürler, çıkma talebini diğer ortaklara bildirmekle yükümlüdür.
Katılma Süresi: Kendileri açısından da sözleşmesel veya haklı çıkma sebebini haklı haiz olan ortaklar, bildirimin kendilerine ulaşmasından itibaren 1 ay içinde müdürlerden veya mahkemeden çıkmaya katılmayı talep edebilir.
Sebep Uyumu: Kanun, katılan ortağın dayandığı sebep ile asıl çıkan ortağın sebebinin aynı olmasını şart koşmamıştır. Ancak mahkeme, haklı sebebi her ortak için ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır.
Limited Şirketten Çıkarma Kurumu
Şirketin ortaklık ilişkisini devam ettirmek istemediği hallerde, ortağı ortaklıktan çıkarma hakkı mevcuttur. Çıkarma da, çıkmada olduğu gibi, iki farklı kurum üzerinde ilerlemektedir.
Çıkarma Yolları
Çıkma yolları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Buna göre;
Çıkarma Yolu
Dayanak
Karar Organı
Gerekli Çoğunluk
İptal Davası Hakkı
Ortaklık Kararıyla Çıkarma
Esas Sözleşmede öngörülen sebeple ortaklıktan çıkarılabilir. Bu durum TTK m. 640/1’de düzenlenmiştir.
Genel Kurul Kararıyla
Temsil edilen oyların 2/3’si ve esas sermayenin salt çoğunluğu ile ortaklıktan çıkartılabilir. Bu durum TTK m. 621’de düzenlenmiştir.
Ortağın, kararın bildiriminden itibaren 3 ay içinde iptal davası açma hakkı vardır.
Mahkeme Kararıyla Çıkarma
Haklı Sebep ile mahkemeye dava açılabilir. Bu durum TTK m. 640/3’te düzenlenmiştir.
Mahkeme kararıyla
Genel Kurulun çıkarma davası açılmasına yönelik nitelikli karar alması gerekir.
İptal davası açma hakkı yoktur. Dava zaten mahkeme kararı ile sonuçlanır.
Ortaklık Kararıyla Çıkarma (TTK m. 640/1)
Esas sözleşmede belirlenen, objektif ve eşit işlem ilkesine uygun sebeplerin gerçekleşmesi halinde, ortak genel kurul kararı ile çıkarılır. Çıkarılan ortak, kararın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir. Hâkim, temel olarak düzenlenmiş sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler. Sözleşmesel sebebin ayrıca haklı olup olmadığı incelenmez. Ancak sebep kişilik haklarına veya genel ahlaka aykırıysa geçersiz sayılabilir.
Mahkeme Kararıyla Çıkarma (TTK m. 640/3)
Haklı sebeplerin varlığı halinde, sözleşmeden bağımsız olarak, ortağın çıkarılması için şirket dava açabilir.
Dava Hakkı: Çıkarma davasını açma hakkı sadece şirkete aittir. Bir ortağın diğer bir ortağın çıkarılmasını talep etme hakkı yasada düzenlenmemiştir.
Dava Şartı: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, şirketin mahkemeye başvurabilmesi için öncelikle Genel Kurulun, Türk Ticaret Kanunu madde 621/1-h uyarınca nitelikli çoğunluk ile çıkarma davası açılması yönünde bir karar alması dava şartıdır.
Haklı Sebep: Mahkeme, haklı sebep varlığını ve ortağın ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirip getirmediğini değerlendirir.
Ayrılma Akçesi
Çıkma veya çıkarılma sonucunda ortaklık ilişkisi sona eren ortağın mali haklarının düzenlenmesi, ayrılma akçesi hükümleri ile sağlanır. Ayrılma akçesi Türk Ticaret Kanunu madde 641 ve 642 ile düzenlenmiştir.
Ayrılma Akçesinin Belirlenmesi ve Ödenmesi
Ayrılma akçesinin belirlenmesi, akçe değerinin tespiti, esas sözleşme serbestisi, ödeme şartları gibi kısımlara ayrılmaktadır. Aşağıda bu durumlar ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
Gerçek Değerin Tespiti (TTK m. 641/1)
Ortak, şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Yargıtaya göre, ayrılma payı, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki malvarlığının gerçek değeri saptanarak belirlenmelidir. Şirketin defter kayıtlarına göre bilanço esas değeri üzerinden belirlenmesi uygun görülmemiştir. Gerçek değer tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yapılır. Aksi durum bozma sebebi sayılmıştır.
Esas Sözleşme Serbestisi (TTK m. 641/2)
Şirket esas sözleşmesinde çıkma hakkı öngörülmüşse, sözleşmede ayrılma akçesi tutarı veya hesaplama şekli, kanunda belirtilen gerçek değerden farklı bir şekilde düzenlenebilir. Bu, taraflara sözleşme serbestisi tanır.
Ödeme Şartları (TTK m. 642)
Ayrılma akçesi kural olarak ayrılma anında muaccel olur. Ancak ödeme yapılabilmesi için şirketin finansal durumu dikkate alınır ve aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre;
Şirketin kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf edebiliyor olması,
Ayrılan ortağın paylarının devredilebiliyor olması yani başkasına satılması,
Esas sermayenin ilgili hükümlere göre azaltılmış olması gerekmektedir.
Ayrılma akçesinin ödenmesi, şirketin sermayesini koruma ilkesi ve alacaklıların menfaatleri açısından önemlidir. Limited şirketlerdeki çıkma/çıkarılma kurumları, anonim şirketlerin hisse devri serbestisi yerine, ortaklık yapısının korunmasına yönelik, kişisel ilişkilere ayrıcalıklı çözümler sunan düzenlemelerdir.
Fesih Davasının Çıkma ve Çıkarılmaya Etkisi (TTK m. 636/3)
Limited şirketlerde, haklı sebeplerin varlığı halinde, bir ortak şirketin feshini Türk Ticaret Kanunu madde 636/1 gereği mahkemeden talep edebilir. Ancak, Ticaret Hukukunun temel prensibi olan şirketin devamlılığı diğer bir deyişle bekası ilkesi gereğince, mahkemenin bu tür bir davada şirketin feshine karar vermesi en son çare olarak görülür.
Hâkimin Fesih Yerine Uygulayabileceği Alternatif Çözüm
Türk Ticaret Kanunu madde 636/3, şirketin feshini talep eden ortağın menfaatini, şirketin devamlılığına feda etmeden çözmek için hâkime yetki verir. Buna göre, mahkeme; “Şirketin feshini talep eden ortağın, davacı sıfatıyla, haklı sebebin varlığına rağmen, şirket ortaklığından çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüm yoluna karar verebilir.” Bu hüküm, fesih davası açan ortağın talebini, şirketi dağıtmaksızın ve feshini engellemeksizin çözmeyi amaçlayan, esasa ilişkin, emredici nitelikte bir alternatif çözüm yöntemidir.
Hâkimin Kullanabileceği İki Alternatif Yöntem
Haklı sebeple fesih davası açıldığında, hâkimin fesihten önce değerlendirmesi gereken iki temel alternatif yolu vardır. Bunlar, fesih isteyen ortağın çıkarılması ve duruma göre uygun başka bir çözüm yoludur. Aşağıda ayrıntılı bir şekilde bunlar izah edilmiştir.
Hâkim, şirketin feshine karar vermek yerine, feshi talep eden davacı ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verebilir. Bu durum, Türk Ticaret Kanunu madde 640/3’te düzenlenen şirketin açtığı çıkarılma davasından farklıdır. Buradaki çıkarma, fesih davası sonucunda, davayı açan ortağın aleyhine verilmiş bir mahkeme kararıdır. Hâkimin bu kararı verebilmesi için, zaten fesih davasının temelini oluşturan haklı sebebin varlığını tespit etmiş olması gerekir. Bu kararla birlikte, şirketin tüzel kişiliği devam eder, ancak davacı ortağın ortaklık sıfatı sona erer ve ortağa ayrılma akçesi ödenir.
Duruma Uygun Alternatif Çözü
Hâkim, somut olayın özelliklerine göre, çıkarılma dışında şirketin devamını sağlayacak ve ortağın menfaatini koruyacak başka çözüm yollarına da karar verebilir. Bunlar, öğreti ve yargı uygulamasıyla geliştirilen esnek çözümlerdir. Örneğin, fesih talep eden ortağın payının diğer ortaklar tarafından satın alınması zorunluluğu getirilmesi, şirket yönetiminin yeniden yapılandırılması veya fesih isteyen ortağın yönetim hakkının dondurulması gibi yöntemlerdir.
Fesih Davasının Çıkma/Çıkarılma Kurumlarına Karşı Konumu
Fesih davasının çıkma/çıkarılma kurumuna karşı konumu aşağıdaki tabloda verilmiştir. Buna göre;
Kurum
Hukuki Temel
Amaç
Karar Merci
Şirketin Devamlılığı
Haklı Sebeple Çıkma (TTK m. 638/2)
Ortak talebi
Ortak için bireysel kurtuluş
Mahkeme
Şirket devam eder.
Haklı Sebeple Çıkarma (TTK m. 640/3)
Şirket talebi
Şirket için organizasyonel kurtuluş
Mahkeme
Şirket devam eder.
Fesih Davası Sonucu Çıkarma (TTK m. 636/3)
Fesih davası
Şirketin tüzel kişiliğini koruma
Hâkim kararıyla Resen
Şirket devam eder ancak, ortak çıkarılır.
Sonuç olarak; Türk Ticaret Kanunu madde 636/3, limited şirketlerdeki haklı sebep durumlarında hâkime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu madde, şirketin feshini öncelikli olarak engelleme işlevi görür ve fesihten daha hafif olan çıkarma veya duruma uygun başka bir çözüm yolunu fesihe tercih etmeyi zorunlu kılar. Esasen, fesih davası açan ortak, istemi fesih olmasına rağmen, hâkim kararıyla şirketteki ortaklık sıfatından zorla çıkarılabilir ve yalnızca ayrılma akçesini alarak şirketten ayrılmak durumunda kalabilir. Bu durum, hâkimin kararında topluluk menfaatini ve şirket bekasını ön planda tuttuğunu göstermektedir.