- 4857 Sayılı İş Kanunu, Kanunlar
- 16 Şubat 2025
İş Kanunu 2. Madde
Tanımlar
Madde 2 – Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.
İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince, yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak;
- a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya pozisyonlara atanmaya,
- b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait işyerlerinin kadro veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya,
hak kazanamazlar.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere;
- a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması,
- b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması,
yönünde hükümler konulamaz.
Madde 2'nin Temel Unsurları Nelerdir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, işçi, işveren ve iş ilişkisi kavramlarını tanımlar. Bu tanımlar, Kanun’un uygulanması ve yorumlanması açısından temel öneme sahiptir.
İş kanunu 2.maddenin temel unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz. Buna göre;
- İşçi Tanımı: Maddeye göre, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. Bu tanım, işçi olabilmek için bir iş sözleşmesinin varlığını ve kişinin gerçek kişi olmasını şart koşar. Tüzel kişiler (örneğin şirketler) işçi olamaz.
- İşveren Tanımı: İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. Bu tanım, işverenin gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan bir kurum olabileceğini belirtir. Önemli olan, işçi çalıştırmasıdır.
- İş İlişkisi Tanımı: İşçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. Bu ilişki, iş sözleşmesi ile kurulur ve işçi ile işveren arasındaki hak ve sorumlulukları düzenler.
- İş Sözleşmesi: İş sözleşmesi, işçi ve işveren arasında yapılan ve işin şartlarını belirleyen bir sözleşmedir. İş sözleşmesi, yazılı veya sözlü olabilir. Ancak, bazı durumlarda yazılı sözleşme zorunludur.
- Gerçek Kişi: İşçi olabilmek için kişinin gerçek kişi olması gerekir. Tüzel kişiler (örneğin şirketler) işçi olamaz.
- İşçi Çalıştırma: İşveren olabilmek için işçi çalıştırmak gerekir. İşveren, gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan bir kurum olabilir.
İş İlişkisinin Önemi: İş ilişkisi, işçi ve işveren arasındaki hak ve sorumlulukları belirler. Bu ilişki, İş Kanunu ile düzenlenir ve her iki tarafın da uyması gereken kuralları içerir.
İşKanunu Madde 2 Önemli Hususlar Nelerdir?
İş kanunu 2. Maddesinde dikkat edilmesi gereken önemli hususları şu şekilde sıralayabiliriz. Buna göre;
- Alt İşverenlik: İş Kanunu’nun 2. maddesi, alt işverenlik ilişkisini de düzenler. Alt işveren, asıl işverenden iş alan ve kendi işçilerini çalıştıran gerçek veya tüzel kişidir. Alt işverenlik ilişkisi, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşme ile kurulur.
- İşveren Vekili: İşveren, işyerinde kendi adına hareket eden bir veya birden fazla vekil atayabilir. İşveren vekili, işverenin hak ve sorumluluklarına sahip olur.
Sonuç olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, işçi, işveren ve iş ilişkisi kavramlarını temel bir şekilde tanımlar. Bu tanımlar, Kanun’un uygulanması ve yorumlanması için önemlidir. İş Kanunu, işçi ve işveren arasındaki çalışma ilişkisini düzenlerken, işçilerin haklarını korumayı ve çalışma ortamının iyileştirilmesini amaçlar.